Yalnız Fiyat Odaklı Değil,
Aynı Zamanda Kalite Odaklı Rekabet
TRİO İklimlendirme Şirket Ortağı Deniz ZEYBEL:
“Üretebilme kabiliyeti, sektöre ayakta kalmak için güç veren en önemli yetenektir.”
İklimlendirme sektöründe yaklaşık 30 yıllık mühendislik birikimini üretime dönüştüren TRİO İklimlendirme, yalnızca ürün geliştiren değil, aynı zamanda sektöre bilgi üreten bir yapı oluşturmayı hedefliyor.
Bu sayımızda TRİO İklimlendirme Şirket Ortağı Deniz ZEYBEL, şirketin kuruluş hikâyesinden uluslararası iş birliklerine, enerji verimliliğinden Avrupa Yeşil Mutabakatı’na, nitelikli iş gücünden sektörün gelecek vizyonuna kadar pek çok önemli konuda değerlendirmelerini paylaştı.
TRİO İKLİMLENDİRME’NİN KURULUŞ HİKAYESİNİ VE BUGÜN GELDİĞİ NOKTAYI SİZDEN DİNLEYEBİLİR MİYİZ?

Sektörel anlamda geriye dönüp baktığımızda, 1990’lı yılların sonunda genç mühendisler olarak, Teba Isıtma Soğutma Klima A.Ş. firmasında iklimlendirme sektörüne adım attık.
Teba’nın ürettiği iklimlendirme ürünlerini İzmir Torbalı fabrikasında Ar-Ge, imalat ve satın alma birimlerinde çalışan mühendislerdik. Ancak Teba’nın diğer grup şirketlerinin 2000’li yılların başında ekonomik sıkıntılar yaşaması sonucunda, çalıştığımız firma da diğer grup şirketleri gibi maalesef süreci yönetemedi ve ayrılmak durumunda kaldık. O dönemdeki birkaç arkadaşlarımızla bir araya gelerek kendi firmamızı kurma kararı aldık ve sektöre bildiğimiz işi yaparak devam etmeyi hedefledik.
Kurduğumuz şirketle 2004-2008 yılları arasında yine iklimlendirme ürünleri imalatında keyifli işlere imza attık ve sektörde önemli bir yer edindik. 2008 yılına gelindiğinde, üç çalışma arkadaşı olarak farklı bir çalışma yapmaya karar verdik ve bugün fan konusunda önemli bir yere sahip TRİO ‘ nun temelleri atılmış oldu. 2008 kriziyle birlikte, sektörde daha rekabetçi ürünlerin üretilmesi gerekliliğiyle yeni yollar deneme konusunda sektöre katkı sağlayabileceğimizi düşündük ve bu doğrultuda ilerlemeye karar verdik. Bu düşüncenin ne kadar doğru olduğunu süreç bize gösterdi.
TRİO , bugün ürün çeşitliliğiyle, hizmet sunduğu üretim ve depolama alanıyla iklimlendirme sektöründe güçlü bir konumdadır.
Bu durumun verdiği güçle 2017 yılının sonlarına doğru, ülkemizdeki mühendislik yetenekleriyle üretilebileceğine inandığımız bazı ürünler için harekete geçtik ve havadan havaya ısı geri kazanım eşanjörleri imalatına odaklanarak TREX Isı Eşanjörleri imalat firmasını kurduk. Sadece ithal ürünlerle önemli bir ilerleme kaydedilemeyeceğini biliyorduk, üretim önemli bir güçtü ve 2017 den sadece birkaç yıl sonra başlayan pandemi dönemi bu durumu bir kez daha gözler önüne serdi. Şartlar zor olsa da, üretebilme kabiliyeti sektöre ayakta kalmak için güç veren önemli bir yetenektir.
“Yerli üretimle ithalata alternatif oluşturduk”
TREX olarak, başlangıçta crossflow tip ısı geri kazanım eşanjörlerinin imalatına başladık ve zamanla üretim süreçlerini geliştirerek robotik üretime geçiş çalışmaları yaptık. Daha sonra, eşanjör performans değerlerinin hesaplanması ve bu eşanjörlerin entegre edileceği diğer ürünlerin seçim programlarıyla birlikte çalışacak bir eşanjör seçim programı geliştirildi. Üretilen eşanjörlerin, diğer ithal ürünlerle rekabet edebilmesi için EUROVENT sertifikasyon programına katılım sağladık.
Eurovent, üretilen eşanjörlerin malzeme girişinden ürün çıkışına kadar olan sürecinde izlenebilirliği sağlayarak tedarikçi-müşteri zincirinde kalitenin her aşamada uygulanmasını ve son ürün performansının test edilip onaylanmasını disipline etmeyi amaçlar.
TREX artık dünya genelinde ısı geri kazanım eşanjörleri konusunda EUROVENT sertifikasına sahip sayılı firmalardan biri haline gelmiştir. Kendi ürünlerini tasarlamayı ve geliştirmeyi ilke edinen ve yenilikçi yaklaşımları benimseyen bir ekibe sahip olarak, ülkemiz adına katkı yapmaya devam edeceğiz.
Enerjinin giderek daha önem kazandığı bir dönemde, daha verimli eşanjörlerin üretilme ihtiyacını göz önünde bulundurarak 2022 yılında counterflow modellerinin tasarım çalışmalarına başladık. Sonuç olarak, 2024 yılında ilk modelini üretmiş ve ülkemizin dış ticaret açığını kapatmayı hedefleyen ithalat bağımlılığından kurtularak, Türkiye’de tasarlanıp üretilen bir eşdeğer counterflow ısı geri kazanım eşanjörünü piyasaya sürdük. TRİO ve Trex olarak ulusal ve uluslararası alanlarda bayrağımızı dalgalandırmaya devam edeceğiz.

ŞİRKETİNİZİN SEKTÖRDEKİ KONUMUNU VE SİZİ RAKİPLERİNİZDEN AYIRAN TEMEL DEĞERLERİ NASIL TANIMLARSINIZ?
TRİO’nun yapısını oluşturan tecrübe 30 yıla yaklaştı, sektör için TRİO’nun bilgi birikimi ve dinamizmi , bazı konularda belirleyici bir unsurdur. Sektördeki felsefemiz olan “neden olmasın ?” ilkesi kuruluşumuzdan beri rehberlik etti.
TREX ise sektörde havadan havaya eşanjör konusunda olan temin ve bilgi eksikliğini kapatan ve öncülük eden bir firmadır. Araştırma yaparak yeni tasarımlar oluşturan, kendi yazılımını geliştiren, bilgi kütüphanesi oluşturarak gelecek nesillere altyapı sağlama ve paylaşma görevini üstlenmiş durumdadır.
TRİO’NUN BUGÜN SAHİP OLDUĞU ORTAKLIK YAPISINDAN VE YILIDA İLE OLAN İŞ BİRLİĞİNİZDEN BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ? BU ORTAKLIK ŞİRKETİN ÜRETİM GÜCÜ, TEKNOLOJİ TRANSFERİ VE İHRACAT HEDEFLERİNE NASIL KATKI SAĞLIYOR?
TRİO ve Yilida iş birliği başladığı günden bugüne karşılıklı güven ve anlayış temelindeki anlaşmalarla güçlenerek devam etmektedir.
Asya’nın en büyük fan üreticilerinden biri komunda olan Yilida ile TRİO işbirliği yeni çalışmalarla yoluna devam etmektedir. Yilida-TRİO işbirliğinin bakış açısımızı farklılaştıran katkıları oldu. Öncelikle pazarın büyüklüğü, üretilen ürünlerin çeşidi, sayıca çokluğu, rekabetin nasıl yapıldığı ve tüm süreçlerin kontrolünü incelediğinizde, gerçek anlamda iş ve değer üretimini anlamada önemli katkıları olmaktadır. Dolayısıyla iş yapış tarzını bu şekilde yapılandırmaya bir tecrübe oluşturuyor.
ÜRÜN VE HİZMET PORTFÖYÜNÜZDE ÖNE ÇIKAN ÇÖZÜMLER HANGİLERİ?
TRİO, endüstriyel fanlar alanında ülkemizdeki üreticiler için rekabetçi ve kaliteli ürünleri ithal ederek sektöre yeni bir bakış açısı getirdi. Bu sayede, diğer ülkelerdeki üreticilerle daha etkin bir rekabet ortamı oluşturuldu. Özellikle fancoil üretimi alanında ülkemize önemli katma değerler sağlandı. İthal edilen hazır ürünlerden, ihraç edilen ürünlere doğru hızlı bir dönüşüm yaşandı.
Üreticiler için başlangıçta radyal fanlara alternatif olarak sunulan seçenekler, teknolojinin ilerlemesiyle ve enerji verimliliğinin de önem kazanmasıyla birlikte plug fanlar, motorlu fanlar ve son olarak EC motorlu fanlar gibi çeşitli ürünlerle TRİO’nun ürün yelpazesi genişledi. Gelecekte enerji konusunun daha belirleyici olacağını gözlemliyoruz ve bu sebeple yeni ürün geliştirmeye yönelik çalışmalarımız hız kazanmaktadır.
Trex tarafında da crossflow ve counterflow eşanjörlerin çeşitliliği üzerine çalışmalarla yeni ürün ve teknolojik olarak üretim hatlarının geliştirilmesine devam etmekteyiz.
İKLİMLENDİRME CİHAZI ÜRETİCİLERİ SİZDEN EN ÇOK HANGİ ÇÖZÜMLERİ TALEP EDİYOR?
Bu talep genelde değişkenlik göstermektedir. Üreticilerin konumlandığı pazara göre daha iyi, daha verimli, daha teknik ürünler talep edilmekle birlikte, başka bir pazarda fiyat öncelikli ürünler talep edilmektedir. Fiyatın öncelikli olduğu yerlerde maalesef sektör açısından geleceğe yönelik doğru ve kalıcı sonuçlar olmayacaktır. Bazı ürünlerin sürdürülebilir ve üretilebilirliği ortadan kalkacaktır.
SESSİZLİK, VERİMLİLİK VE ENERJİ TÜKETİMİ AÇISINDAN YENİ NESİL FANLARIN SAĞLADIĞI AVANTAJLAR NELERDİR?
Bizim ülkemiz açısından değerlendirirsek sanırım bu avantajlardan ziyade bakışımız fiyat odaklı olduğu sürece maalesef değerlendirme dışı kalacaktır.
AVRUPA YEŞİL MUTABAKATI VE KARBON AYAK İZİ HEDEFLERİ ŞİRKETİNİZİ NASIL ETKİLİYOR?
Bu çok önemli bir konu. Sonuç olarak bireysel etkilenmeler uyumla sonuçlanabilir ancak geneli ilgilendiren konular için ülkemizin yapısının buna sağlayacağı uyum/uyumsuzluk ciddi biçimde analiz edilmelidir.
Zira Avrupa pazarı enerji üretimi noktasında yeraltı kaynaklarından nispeten yoksun. Enerji ihtiyacının büyük kısmı dışarıdan alım yöntemi ile karşılanmaktadır. Ekonomilerini çeşitli yönetmelikler ile de dış etkenlere karşı yönlendirmeye çalışmaktadırlar. Bundan dolayı daha verimli, daha iyi ürün üretimini ve kullanımını teşvik edilmesini istemektedirler. Tabi ki bizim gerek ticari ürünlerimiz gerekse ürettiğimiz ürünler bu hedefler doğrultusunda şekillenmektedir.
Ancak enerji yönetmeliği Avrupa da kabul gördüğü şekilde ülkemizde de uygulanması bazı aksaklıklar yaşanmasına sebep olacaktır. Gerekli ayrımların çok daha dikkatli ve etkilediği işleri daha geniş çerçevede düşünüp yönlendirerek, ülkemiz çıkarlarına da uygun olması gerektiğini unutmamamız gerekir. Burada meslek odaları-birlikleri daha aktif roller üstlenmelidir. Ülkemizin ticari çıkarlarını da gözetmeliyiz ve enerji yönetmeliği dışında kalan diğer dünya ülkeleri ile ticari ilişkilerde kendi önümüzü kapatan adımlara dikkat etmeliyiz.
ÖNÜMÜZDEKİ 5 YILDA İKLİMLENDİRME SEKTÖRÜNÜ NASIL BİR DÖNÜŞÜM BEKLİYOR?
Ülkemiz için büyük oranda fiyat odaklı yaklaşım, her konuda olduğu gibi iklimlendirme sektörü önünde de ciddi bir gelişim ve kalite sorunu ortaya çıkarıyor. Bu durum AR-GE, ÜR-GE faaliyetleri ve üretim yatırımları ile yetişmiş insan konusunda yatırım yapılmasına engel olacaktır. Rekabet tabii ki gelişimi sağlayan en önemli unsurlardan biridir ve olmalı. Ancak yalnız fiyat odaklı rekabet gelecek açısından globalde tercih edilebilir ürünler ortaya çıkarmaya engel olacaktır bu açıdan maalesef çok umutlu değiliz.
NİTELİKLİ İŞ GÜCÜ KONUSUNDA SEKTÖRÜN DURUMUNU NASIL GÖRÜYORSUNUZ?
Bilgi üretimi ve operasyonel tarafta insan gücü konusunda diğer sektörlere göre daha geride olduğumuzu düşünüyoruz. Pandeminin etkisiyle bir çok sektörde olduğu gibi bizim sektörümüzde de hızlı bir bilgi ve iş tecrübesi kaybı yaşandığı gözlemliyoruz ve sektör temsilcileriyle yapılan görüşmelerde bu kaybın telafi edilmesinde zorluklar yaşandığı net bir şekilde anlaşılıyor.
En büyük ihtiyaç: Nitelikli insan kaynağı
Bu durumun çeşitli sebepleri bulunmakta elbette. Ekonomik koşullar, rekabetin sadece fiyat odaklı hale gelmesi, kısa vadeli çözüm arayışları ve insan kaynağının gelişimini engelleyen faktörler en büyük engeller olarak karşımıza çıkıyor. Eğitimli ve deneyimli insan kaynağının eksikliği ve bu tecrübenin yeni kuşaklara aktarımındaki zorluklar, gelecekte daha büyük sorunlar olarak karşımızı çıkacaktır.
GENÇ MÜHENDİS VE TEKNİSYEN ADAYLARINA ÖNERİLERİNİZ NELER OLUR?
Büyük bir emek ve mücadele sonucu aldıkları öğretim ve eğitim bilgilerini, sabırla ve daha da odaklanarak işlemeyi ve tecrübeye dönüştürmelerini öneririm. Kısa süreli beklentiler gerçeklikten uzak ve umutsuz zamanlar oluşturacaktır. Dolayısıyla her gün bir şey öğrenmeye odaklanıp önce kendilerini değerli bir insan konumuna getirmeleri sonra da bulundukları ortama faydalı insanlar olmaları kazandıran yol olacaktır.