Editörden / Yolu Bilmek ile Yolda Yürümek Arasında Fark Vardır – Prof. Dr. Ali GÜNGÖR (112. Sayı)
Okunma:34
Yolu Bilmek ile Yolda Yürümek Arasında Fark Vardır
Prof. Dr. Ali GÜNGÖR, Editör
Uzun yıllar önce bir televizyon programında bir işyerinde çalışanların sosyal ve kültürel gelişimleri için, kitap okuma çalışmaları yapılıp, çalışanlar tarafından okunan kitaplarda çarpıcı, etkili cümle ve düşünceler not alınıp, bunlardan esinlenip yeni kitap yazma çalışmaları yapıldığı haberini izlemiştim. İlginç ve yapıcı bir yaklaşımdı bu. Ben de zaman zaman okuduklarımdan notlar alıp yazılarımda değerlendirmeyi, kendi bakış açımla farklı düşünceler katmayı tercih etmişliğim vardır. Nitekim geçenlerde okuduğum, bir yönüyle bilim kurgu ya da güzel bir kurgusal roman olan “Bir Gün Kediler Dünyadan Yok Olsaydı-Genki Kawamura”da geçen bir cümle ki Matrix filminde geçmiş ve yazar da kitabında kullanmış: “Yolu bilmek ile yolda yürümek arasında fark vardır.“ cümlesi. Bu cümle şimdi bu yazının başlığı ve sektörümüzle ilintiler kurmamı sağlayacak ve düşüncelerimi açıklatacak bana…
Bu cümle her mesleğe, çalışana, üreticiye, tüketiciye vb.ne uygulanıp yorumlanabilir. Örneğin Makina Mühendisliği meslek grubuna uygulayalım.
“Zor zanaat bizim meslek” diyenler gibi, zor edinilebilen bir ünvandır mühendislik hele de bu “Makina Mühendisliği” ise.
İyi bir mühendis olmak için teknik bilgi kadar düşünme biçimi ve çalışma alışkanlığı da gerekir. Bir mühendiste analitik düşünme, problem çözme, öğrenmeye açıklık, etkili iletişim ve sabır öne çıkar.
İyi bir mühendis kendini geliştirirken:
•Düzenli pratik yapar, sadece teoride kalmaz.
•Projelerde hata yapmaktan çekinmez, hatadan ders çıkarır.
•Matematik, fizik ve temel teknik bilgiyi güçlü tutar.
•Farklı insanlarla çalışarak iletişim ve ekip becerisini geliştirir.
•Sürekli okur, araştırır ve yenilikleri izler öğrenir.
•Kendini yeniler.
•Hepsinden önemlisi “yolu bilmekle yetinmez, yolda yürür ve yürümekten haz alır.“
Bu yürüyüşte kazandığı deneyimlerle “yürünen yolda-geçen konularda başarı ve başarısızlıklarıyla, neyi, ne zaman, niçin, nasıl yapıldığını ve yapılacağını öğrenir. Bu da kendini sürekli geliştirmenin en önemli gerekliliği değil midir?
Dikkatinizi çektimi bilmem sektörde üretilen herhangi bir ürünü dikkatlice ele alın, kesinlikle ince farklılıklar ve benzerlikler bulursunuz. Üretimde rakipleri izlemek, esinlenmek, kolaya kaçmak ta bazen tercih edilen yürüme yollarındandır. Başarıyla yürüyüşlerini sürdüren firmaların yolları da özeldir. Bu yolu özenle, özverili çalışmalarla, belki de üniversitelerle birlikte çalışarak, başarılı proje yönetimleriyle oluşturmuşlardır. Her üreticinin aynı yolu izleyebilmesi de olanaklı değildir. Başlangıç ve hedef doğru konulup, her üreticinin kendi başarı ya da başarısızlık hikayesi yolunu oluşturduğu da bir gerçektir. Ancak her başarısız çalışma da bir birikim oluşturup, o kurumun iç gelişiminde doğru bir şekilde kullanılabilir. Gelişim sürecinin başarılarla/başarısızlıklarla dolu olması o firmanın yolu öğrenmesinin bir parçasıdır. Yolu bilmekten ve yürümekten vazgeçmemek gerekir.
Son Söz: İyi ki yolu bilen ve de yolda yürümekten de korkmayan sanayicilerimiz, mühendislerimiz, çalışanlarımız var. Sektörümüz bu nedenle gelişiyor, gelişecek; yeter ki yolu hem bilelim hem de doğru yürüyelim, koşmaya gerek yok…
İki özlü sözle bitireyim yazımı:
“Sen yola çık, yol sana görünür.”
“Ya bir yol bul, ya bir yol aç, ya da yoldan çekil.”